Spesiyal Nargile Karışımları

Nargile

Spesiyal Nargile Karışımları
Nargile tadını asıl belirleyen tütünüdür. Birçok insan kendine özgü fix karışımları vardır. Her insan kendi damak tadına göre, karışımını yapmıştır. Sadece kişi bazlı yapılmaz bu karışımlar, kafe ve mekan sahipleri de müşterilerine farklı güzel bir tat sunmak için karışımlar oluşturur. Bu karışımıda “Spesiyal Nargile” olarak sunarlar.

Bu özel karışımlardan bazıları:
Osmanlı Karışımı
Karemel + Bal + Kapiçino + Çikolata(az) + Kavun(çok az) + Gül (çok az)
Nostalji Spesiyal
Türk kahvesi + Kapiçino + çikolata(çok az) / Şişeye: Süt
Kayseri Macunu
Bal + Karemel + Çikolata + Hindistan Cevizi / Şişeye: Çilek aromalı su
Padişah Spesiyal
Elma + Vişne + Nane + Damla sakızı
Kafkas Spesiyal
Kavun + Damla Sakızı + Nane + Üzüm(az)


Nargile Tütünü Çeşitleri

Nargile Tütünü

Nargile Çeşitleri Nelerdir?
Aslında bunun cevabını vermek zor çünkü nargile tek çeşittir. Günümüzdeki nesilinin damak tadına ayak uydurmak için aroma ile zenginleştirilmiştir. Aroma ile zenginleştirerek farklı tatlar ortaya çıkmıştır. Günümüzde hemen hemen herşeyin nargilesi yapılmaktadır. Bu aslında bir abartı değil çünkü;  Türkiye de 10′larca nargile çeşidi vardır. İran, Suriye vb. ülkelerde adığını duymadığımız bir çok nargile çeşidi vardır.

Ülkemizdeki Nargile Çeşitleri:
Kavun – Yeşil elma- Limon – Portakal – Hindistan Ceviz – Nane – Vişne - Mango – Şeftali – Kayısı – Muz – Damla Sakızı – Çilek – Cappucino – Kırmızı elma – Karamel – Yasemin – Vanilya – Karışık – Üzüm  – Franbuaz – Kahvei – Gül – Karpuz – Bahreyin elması – Sütlü Cappucino – Böğürtlen – Ananas – Bal – Mandalina – Kola – Çift Elma

Hangi Karışımlar Tavsiye Edilir?
Yeşil Elma: Nane ,Muz karışımı
Kırmızı Elma: Nane ,Muz karışımı
Cappuccino: Bal , Muz karışımı
Kavun: Damla Sakızı , Nane karışımı
Nane: Hemen hemen bütün nargile çeşitleri ile karıştırabileceğiniz bir aroma.
Çilek: Çikolata , Bal ,Nane karışımı
Muz: Elma(yeşil,kırmızı), Bal , Çikolata , Damla Sakızı karışımı
Ananas: Böğürtlen, Üzüm karışımı
Böğürtlen: Ananas , Üzüm karışımı
Franbuaz: Çikolata karışımı
Kayısı: Nane karışımı
Damla Sakızı: Kapuçino , Nane , Hindistan Cevizi , [Çilek , Kayısı] karışımı
Hindistan Cevizi: Kapuçino, Muz, Çikolata karışımı
Çikolata: Muz , Çilek karışımı
Portakal: Limon , Nane karışımı
Şeftali: Nane karışımı
Limon: Nane , Portakal karışımı
Üzüm: Nane, Çikolata, Böğürtlen, Ananas karışımı tavsiye edilir.

Öğrenci Nargilesi

Öğrencilerin çoğu geçim sıkıntısı olduğundan bazı şeylerden fedakarlık yapmak veya ucuzunu bulmak zorundalar. Nargilede bunlardan bir tanesi. İçmeye doyum olmayan nargileyi öğrenciler fedakarlık yapmak istemiyorlar ve farklı yöntemler buluyorlar.  İşte bu yazıda size o nargileleri göstericem.

İşte ilk fotoğrafımız, bu nargilede arkadaşımız güzel birşey çıkarmış ortaya :) şişe yerine damacana kullanmış.  Şişeden kar etmiş.

Öğrenci Nargilesi

Buda ikinci fotoğrafımız bu nargilede 1. fotoğraftaki nargileye benziyor yine damacana kullanılmış ve şişeden kar edilmiş :)

Öğrenci Nargilesi

Son fotoğrafımız bu, arkadaşımız dahi olsa gerek :) Herşeyi evden temin etmiş. Erikli pet şişe, tat salça, kapak ve bir hortum :) Tütünüde bahçede üretmiştir sanırım :)   Gerçekten başarılı bir çalışma olmuş arkadaşımızı burdan kutlarım.

Öğrenci Nargilesi

Osmanlı Zamanında Nargileler

Nargile

NARGİLE YAŞAMIN PARÇASI OLUR
On altıncı yüzyılda Amerika’dan gelen tütün Osmanlı’ya ilk olarak ulaştığında, Türkler bunu içmekten çok büyük keyif almışlar. İnsanlar nargile içmek için özellikle bir araya gelmeye başlamışlar. 1633 yılında insanların birbirine bu kadar çok yakınlaşmasını sağlayan nargile IV. Murat’ın dikkatini çekmiş daha doğrusu padişahı rahatsız etmiş. Sonuçta nargile içimi yasaklanmış, içenlere ise, ölüm cezası verileceği bildirilmiş. Ancak bu yasaklama toplumda itibar görmemiş ve nargile severler keyiflerini gizli de olsa sürdürmeye devam etmişler. 14 yıl süren bu anlamsız yasak sonunda kaldırılmış. Osmanlıda o dönemlerde, nargile içmek, -Kızılderililerin dostluk çubuğu benzeri- adeta bir dostluk göstergesi olmuş. Aslında, bir buçuk, iki saatte içilen nargileye keyifli bir sohbet eşlik etmedikten sonra pek bir anlamı kaldığı da söylenemezdi. Nargile, tiryakileri için dar vakitlere sığmıyor…Neden mi? Çünkü; uzun sohbetler, dostluklar, yarenlikler var fokurtusunda… Geçmişte de, günümüzde de nargile kahvelerinin bir özelliği de; ekonomik olmalarıdır. Bu özelliklerinden dolayı da, her sosyal sınıftan insanın gidebildiği bir yer haline gelmişlerdir. Bu nedenle, toplumda birbiriyle diyalog kurma olanağı olmayan insanlar bu kahvehanelerde bir araya gelmişlerdir. Böylelikle, nargile içme süresince, farklı sosyal sınıftan, ayrı dinlerden ve de farklı cinsiyetlere sahip olan insanlar uzun sohbetler etme olanağına kavuşmuş oluyorlardı.

Bitkisel Nargile Tütünü

Bitkisel Nargile Tütünü

Bitkisel Nargile Tütünü
Osmanlılardan bize kalan nargile, tütün yasağının ortaya çıkmasıyla nargile de etkilenmiştir. Bu yaptırımlar sonrasında bitkisel nargileler popüler oldu. Peki nedir bu bitkisel nargile?. Meyve melasından ve şeker kamışından yapılan olan bu ürünün içerisinde, tütün ve nikotin yoktur. Bitkisel nargileler, normal nargilelerden  daha az zararlıdır. Çünkü içerisinde nikotin ve tütün yoktur. Peki neyi zararlı bu bitkisel nargilenin diyorsanız hemen size açıklayım.  Bitkisel nargiledeki; arsenik, karbondioksit, kömür içerisindeki zehirli maddeler insan vücuduna zararlıdır.

Bitkisel nargile, çok daha hafiftir. İçimi daha güzeldir. Dumanı normal nargileler kadar yoktur fakat aromasını uzun süre korur. Boş bir duman çıkarmazsınız. Tütün yasağı sonucunda kapalı ortamlarda normal nargileler yasaklanmıştır fakat bitkisel nargileler bundan etkilenmemiştir. Fakat son zamanlarda bitkisel nargilenin de yasaklanması teklif edilmiştir. Üniversitelerde yapılan araştırmaya göre bitkisel nargile en az sigara ve normal nargile kadar zararlı olduğu açıklamaktadır. Bu olay karşısında yurt dışından ithal edilen bitkisel nargile firma yetkilileri belgelerle satış yaptıklarını, üründe nikotinin, tütünün ve zararlı maddelerin olmadıklarını dile getirmektedirler. Bitkisel nargile firma yetkilileri, “sağlık kuruluşları bizim ürünlerimizi incelemiyor, götürüp analiz istediğimizde bizi geri çeviriyorlar” gibi açıklamalarıyla olayı bilinmezliğe sokuyor. Bizde şunu söyleyebiliriz ki; bitkisel nargilelerde tütün ve nikotin yoktur.

Osmanlılarda Nargile

Osmanlılarda Nargile

Osmanlılarda Nargile
Osmanlılarda diğer milletler gibi nargileyi kendi zevklerine göre biraz değiştirmişler ve ilaveler yapmışlardır. Örneğin; “ser”`in üstüne tütün koymaya elverişli çömlekçi çamurundan yapılmış üzeri delikli bir tabla ilave etmişlerdir ki buna “lüle” denir. Zamanla lülecilik önemli bir sanat kolu haline gelmiş, Tophane`de birbirinden güzel lüle imal eden sanatkarlar lüleciler çarşısını oluşturmuştur. Osmanlıların nargilede geliştirdi ki bir değişiklik de, marpuç`un ağza gelen kısmına “imame” denilen bir parçanın eklenmesidir. Ağızlıksa kehribardan oyuluyormuş, çünkü o dönemlerde kehribarın mikrop tutmadığına inanılıyormuş. İmamelerin en değerlisi ise, “keçi memesi” diye tabir edilen ucu çavuş üzümü şeklinde olan yekpare kehribardan yapılanıdır. Günümüzde ise ağızlıklar plastikten imal ediliyor ve bir defa kullanılıyor. Nargilenin gövdesi ise Beykoz’da üretiliyormuş. Gövde gümüş ya da kristalden imal ediliyormuş. Bunların üzerinde yer alan süslemeler, Türk el işçiliğinin en güzel örneklerini halen sergiliyor. Nargilede her tütün kullanılmıyormuş. Nargilede lülenin içine konan özel bir cins tütün vardır ki ana vatanı İran`dır. Bu tütüne “tömbeki” denir. Bizde de Konya ve Hatay yörelerinde iyi cins tömbeki tütünü yetiştirilir. Bu tütün incedir ve kıyılmaz, el ile kırılıp özel işlemlerden sonra içilecek hale getirilir. İran’dan ithal edilen koyu renkli, kuvvetli tütün en popüleriymiş. Tütün çok sert olduğu için kullanılmadan önce birkaç kez yıkanırmış.Nargileyi yakmak içinse sadece meşe kömürü kullanılırmış, böylelikle nargile yanarken meşenin kattığı aroma da lezzete dahil olurmuş. Bazı nargile düşkünleri vişne, üzüm gibi meyveleri, bazılarıysa nar ya da gül suyunu gövde içinde yer alan suya ilave ederek farklı lezzetler elde ederlermiş.Nargile günümüzde de tıpkı eskiden olduğu gibi kahve ya da çay eşliğinde içiliyor. Nargilenin suyuna herhangi bir meyve eklenmesi gerekmiyor, çünkü artık aromalı ithal tütünler sayesinde arzu edilen lezzete kolaylıkla ulaşılabiliyor. Marpuçların da en güzelleri Osmanlı devrinde yapılmış, 19.yüzyılda marpuççuluk da bir sanat kolu haline gelmiştir. Mısır Çarşısından Mahmutpaşa`ya girişte bulunan “marpuçcular çarşısı” bunun günümüzdeki ispatıdır. Nargilenin şişesi dediğimiz gövde ise başlı başına bir sanat eseridir. Beykoz camlarından yapılmış şişeler süslemeleriyle birlikte fevkalade zarif ve güzel örnekler teşkil ederler. Bugün nargile kullanımı çok azalmıştır. Ancak, nadirde olsa nargilenin nefis örneklerine rastlamak mümkündür. Kendine özgü dekoratif özelliklere sahip bu nadide parçalar bugün tam anlamıyla antika olmuşlardır.

 

Eski Keyif Geri Döndü

Nargile

Eski Keyif Geri Döndü
Hindistan’da doğan ve 16. Yüzyıldan  itibaren tütünün tanımasıyla Osmanlı’da yaygınlaşan nargile zaman içinde kaybettiği popülaritesini son günlerde yeniden kazanmaya başladı. Amerikancıların deyişi ile “yükselen değer” oldu. Artık her yaştan, her  kesimden insanı nargile içerken görmek mümkün.” Masa, meşe, köşe, Ayşe “ tekerlemesindeki hizmet eden “Ayşe” ler ise bugünlerde içicilerden; yani artık cinsiyeti de yok nargile içmenin! İlk kez Hindistan’da “narçil“ denen hindistan cevizinin kabuğundan yapılan ve hint keneviri tüketimine yeni bir boyut kazandıran nargile, dünyada mistik doğu kültürünün önemli bir öğesi olarak kabul ediliyor. Araplar’ın “şişa” , İranlıların , “kalyan” adını verdiği “nargile”, Osmanlı-Türk kültürünün de önemli bir parçası. Hindistan’da bol miktarda yetişen bir cins hindistan cevizinin, kabuğu delindikten sonra içine bir kamış sokulup ilkel bir alet elde edilmiştir ki; buna nargilenin babası denilebilir. Narçil bu hindistan cevizi meyvesinin adı olduğu için bu basit alete de aynı isim verilmiş. Zamanla içinde çeşitli yollarla Mısıra gelen Narçil, Mısır’da değişikliklere uğramış ve narçil meyvesinin kabuğu yerine kabaktan yapılmaya başlanmış. Özellikle esrar içmek için kullanılan bu aletin ismi de değişikliğe uğramış; Mısırlıların “ç” harfini “g” şeklinde telaffuz ettiklerinden Narçil; Nargil diye söylenmeye başlanmış. İlerleyen zamanlarda İranlılar bu nesneyi görüp çok beğenmiş ve benimsemişler. O sıralar tütünün de keşfedilip kullanılmaya başlanmasıyla İranlılar nargilede tütünü denemişler ve bunun için de alette bazı değişiklikler yapmışlar. Gövdenin üst kısmına, tütün koymaya yarayan bir tabla yerleştirmişler ve baş anlamına gelen “ser” demişler. Gövdede ise narçil ve kabak kullanılmasından vazgeçmiş, bunların yerine porselen kullanmaya başlamışlar. Üçüncü değişiklik ise kamış yerine daha kullanışlı kıvrılabilir hortuma benzer bir parçanın ilavesidir ki buna İranlılar marçip demişlerdir.

 

Merhaba dünya!

WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!